Muhtemelen soğuk aldım, dinlenirsem geçecek, ama Kara beni iki dakika rahat bırakmıyor! Yok doktora gidelim, yok sen neden böylesin, bi' kan alsınlar değerlerine baksınlar... Hande keza aynı şekilde, günde üç beş kere arıyor, başlıyor anlatmaya; onunla bunu kaynat, suyuna bilmem ne ekle iç. Aaaa!!! İstemiyorum zencefilli ballı o garip şeylerden içmek!
Televizyonun karşısında ayağımda kalın inekli -evet, inek!- yünlü çoraplarımla oturmak iyi geliyor bana. Ha, onu da Buse'nin talimatıyla giyiyorum yanlış anlaşılmasın!
Acaba gerçekten de bir doktora gitsem mi...
Bilmiyorum.
Ama şimdi yok vitamin, yok antibiyotik, bir de ben bu Rus doktorların huyunu suyunu bilmem...
Yok yok, ben evde kalayım en iyisi!



