Bu zaman zarfında neler oldu?
Eh, bizim ailede düğün dernek şamata aksiyon bitmez, malum:)
Ayşegül ve Alain sonunda evlendiler. Ayşegül kreş öğretmenliğine el attı. Biraz despot -birazcık canım- ama öğrencileriyle arası iyi. Bir yandan harıl harıl ödevlerle boğuşuyor, bir yandan da Alain'in dünya turnesini tamamlayıp yanına gelmesini bekliyor.
Koi'cik bir yaşını doldurmak üzere. Şükür ki ağlak ve mızmız bir çocuk değil. Yaşından olgun halleri var, çabuk kavrıyor. Etrafa saçtığı gülücükleri bir görseniz!!! Bal da Hiro da hallerinden memnun. Ben açıkçası asi kızımın böyle hanım hanımcık tumturaklı bir ev kadını olacağına rüyamda görsem inanmazdım. Ama oluyormuş:)
Mamoru ve Yuu geçenlerde beraberliklerinin 21. yılını kutladılar. Şaka maka Yuu elimize geldiğinde dokuz yaşında minik ürkek bir kız çocuğuydu. Şimdi otuz oldu! İnanılır gibi değil.
Deniz hala aradığı huzuru bulamadı. Bikem'in -gelinim- vefatından sonra minik Duru da artık bizimle beraber yaşamaya başladı. Ona annelik etmek de Buse'nin kızı Serenity'e düştü. Sera aşağı, Sera yukarı! Artık hiçbirimiz Serenity'e adıyla seslenmez olduk, Duru hepimizin ezberini bozdu.
Onur ve Sera'nın arası iyi. Sanırım bu yılın en beklenmedik beraberliği de bu oldu. Onur Sera'nın 18. yaş gününde görkemli bir parti ve sürpriz bir hediye hazırlıyor. Ben şahsen sağlam bir evlenme teklifi bekliyorum. Bekleyip göreceğiz bakalım.
Ne kaldı geriye?
Hah, ben tabii. Ben emekli oldum. Yirmi seneyi sahnelerde geçirdikten sonra biraz zorlanmadım değil açıkçası. Hala sabah erkenden ayaklanıyorum, sanki provaya girecekmişim gibi! Ama sanırım artık biraz daha relaks yaşamanın zamanı geldi. Ben de çocuklarla beraber Tallinn'e yerleştim. İstanbul'u oldum olası hiç sevmemişimdir, herkesçe malum. Torunlarımla mutlu mesut zaman geçiriyorum. Zaten çoğunun doğumunda bile bulunamamıştım. Ben farketmeden kocaman oluvermişler! Karım da emekli olsa, değmeyin keyfime! Ama yok, o henüz sahne tutkusundan vazgeçemedi. Yahu torunlarımızın çocuklarına bile yetecek kadar para kazandık, bütün dünyayı kimbilir kaç dikiş gördük! Buse hanım haaaaala konser derdinde. Onu da emekliliğe ikna çabalarım tam gaz sürüyor. İkimiz şöyle gidip güzel bir tripleks alsak, sabahları deniz kıyısında çıplak ayak yürüyüşün, akşamları karşılıklı birer kadeh martininin keyfini çıkarsak... İşte!
İlerleyen günlerde "Buse Emekli Olsun!" diye kampanya başlatırsam şaşırmayın. Kendimi bir yerlere zincirleyebilirim bile bunun için! Hedefe varana dek durmak yok!
Şimdilik havadisler bu kadar.
Bir dahaki ayrılığımızın bu kadar uzamaması dileğiyle.
Esen kalın efenim.
10 Haziran 2011 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


