
Önce gardrobumu bir hale yola soktum. Üzerime olanlar, olmayanlar, yeni aldıklarım... Hepsi ayrı askılara gitti. İç çamaşırı çekmecesinden çorap çıkınca, ha bi' gayret onları da devirdim. Ne kadar çok çorabım varmış bu arada! Hepsinin çiftini bulmak ve iç içe geçirip katlamak bir hayli zaman aldı.


Parfüm şişelerimin tek tek tozunu aldım, odanın çeşitli yerlerine dağılan bütün makyaj malzemelerimi topladım, kullandıklarımı kullanmadıklarımı ayırdım. Hatta en sonunda öyle bir gaza geldim ki, iş bitince bir de oturdum, el çantamı düzenledim.

Hazır açmışken, olmazsa olmazlarımı da paylaşayım sizlerle;
- Cüzdan
- Güneş gözlüğü
- Dudak parlatıcısı
- Çilek aromalı losyon
- Özel telefon
- İş telefonu
- Kulaklık
- Kalem
- Ağrı kesiciler
- Ajandam. Klasik kadınım huyum kurusun, eski usul not almayı seviyorum.
- Pasaklıymışım, belli oldu.
- Altı ay gemisiymişim, zira dolaplar altı aydır darma duman, o da belli oldu.
- Ha bir de, eşyalarımı bu kadar bakımsız bırakmamam gerekiyormuş, yoksa işin içinden saatlerce çıkılmıyormuş.



