Ahhh! Son bir ayım öyle koşturmacalı, öyle kargaşalı ve öyle neşeli geçiyor ki anlatmakla bitmez yahu!
Evet pek yazmıyorum, çünkü karım, biricik sevgilim Bikem'im zaten çok güzel anlatıyor herşeyi.
Arada bir araya giriyorum ben de böyle.
Bi' ara dedik "Hadi çıkıyoruz yollara!", Petek'le Bahriye'yle sorunlar, uyuşmazlıklar... Kara yine kaldı İstanbul'da!
Hoş, bu durum karımla çok güzel bi Moskova kaçamağı yapmamıza da vesile oldu; ertelenen balayımızı doya doya yaşadık.
Ahh Moskova ahh! Seviyordum seni, ama artık daha da çok seveceğim anlaşılan! Çünkü unutulmaz birkaç gün yaşattın bana! Karımdan duydunuz zaten. O sahne hala gözümün önünde:
Televizyonun karşısına yayılmış NBA maçını izliyordum. Hatun birden yanıma kedi gibi sokuldu:
- Aşkımm?
- Efendim?
- Alışveriş yapmamız lazım.
- Neden?
- Düz ayakkabılara ihtiyacım var. Ve tabii yeni giysilere.
- İyi tamam alalım da, nereden çıktı bu şimdi?
- Dur sözümü kesme, daha bitmedi.
- ?
- Artık sigaranı balkonda içeceksin.
- Hoppalaaa... O niye o?
- Ve bir süre akşamları yalnız içeceksin, ben sana eşlik edemeyeceğim.
- Bik?
- Söyle sevgilim...
- Sen?
- Evet ben?
- Sen kafayı mı yedin?
- Yok, yemedim. Ama her an yiyebilirim. Karaa... Hamileyim ben!
Kafayı ben yiyorum, yedirtiyorsun, kafayı yedirtiyorsun bana Bikeeem...!!!
Evet baba oluyorum! Hem de rüyalar kadar derin, melekler kadar güzel karımdan! Günler geçmiyor artık yahu! Cinsiyeti ne olacak? Umrumda mı, ne olursa olsun! Bizim meleğimiz o sonuçta.
Bikem dün akşam elinde kağıtlar, değişik kitaplar, internet çıktıları ile yanıma geldi.
- Mmm... Aşkım? İsim seçmeliyiz.
Elimizdeki bir sürü seçeneği inceledik, elemeler yaptık ve en nadir, en güzel anlamlı olanları seçip yeni bir liste oluşturduk. Cinsiyeti belli olsun, belki o zaman size de söyleriz (:
Güzel bebeğimizi beklerken evimiz de bir hayli kalabalık laf aramızda. Büyüğüyle küçüğüyle bütün yavrularımız bir arada. Bu soğuk havada dışarda oynuyorlar, ev de çocuk bahçesine döndü, hepsi bir o yana bir bu yana koşturup duruyor! Yahu hanginizi seveyim, hanginizle konuşayım fırsat bulamıyorum ki! (:
Zaman nasıl da hızlı geçiyor... Şafak'la bara gidip iki tek atmaya bile başladık. Havuzda çıplak yüzdüğü günler dün gibi oysa! Devrim'im ortaokulda, lise başlayacak yakında. Gitar kursları, kızlarla takılmalar, saç jölelemeler...
Kızlarım da bir cilveli ki sormayın gitsin! Geçen gün Ayşegül erkek arkadaşıyla paten yapmaya gidecekmiş, izin istiyor benden! "Yahu ne zaman yürümeyi öğrendin de buz üstünde kuğu gibi süzüleceksin" demekten zor alıkoydum kendimi.
Siz benim gözümde hala bebeksiniz...
Ha bu arada...
Zaman dedik geçiyor dedik ya, daha dün yeniyılı kutladık. Başım da felaket ağrıyor hala! Bikem acaba neler saçmaladım yine sana? Kobe'ye şükür bi' içmeyen sen vardın da toparladın hepimizi! En son hatırladığım Kâdi ile karşılıklı göbek mi ne atıyorduk dansözü ittirip...
Üç gün sonra yaş olacak 38.. Yaşlandıkça bir kadınlar depresyona girer bilirdim, meğersem erkekler de giriyormuş yahu!
Bikem'in ben turnedeyken attığı kutlama mesajları daha dün gibi... ''Aşkım nice senelere yaş 30''
En sinir olduğum şey de ben yaşlandıkça Bikem güzelleşiyor. Karnı büyüdükçe bile, çıldıracağım yahu! Her saniye yaşlanıyoruz ama, sanki Solnuşkam her saniye daha da güzelleşiyor. The Curious Case Of Bikem İşcan filmini çok izliyorum ben bu aralar, loğusa dönemi melek olup uçarsa hiç şaşırmayacağım!
Yine aşkımı izlerken sabahlamışım...
Şimdi ben seni bırakıp da nasıl üniversiteye gideyim, o dımbıllara ders anlatayım? Beyinleri de basmıyor kızanların. Hayatım hamileliğinden dolayı dersleri biraz daha hafifletti, öğleden sonra katılacak bize.
Aşermeler yavaştan başladı zaten. Gecenin üçünde insanın canı profiterol çeker mi yahu!? Pijamalarla Taksim'i talan ettim. Neyse ki pastahaneler işe geceden başlıyor da bulmak zor olmadı.
- Bik?
- Kara'm?
- Şimdi bu içerden bizi görebiliyor mu ?
- Mmm..Bilmem?
- Uuu gözlerini kapa ufaklık.
- Ka...
- Şşşşş!
38 yıldır tadamamışım bu mutluluğu.
Sabah mutlu uyanıyorum, üşenmeden karıma kahvaltı sofrası hazırlayıp yatağımızda ellerimle yediriyorum, çocukları uyandırıp okula, kursa, çapkınlığa gönderdikden sonra kendi işlerimi hallediyorum. Akşam da magazinmiş, paparazziymiş aldırış etmeden karımla alışveriş keyfi yapıyoruz, yemeğe gidiyoruz, dostlarımızla eğleniyoruz.
Ailenin anlamını şimdi daha iyi kavrıyorum.
Kara İşcan


