19 Şubat 2010 Cuma

Street Fighter!

Bikem İşcan olarak günlerim, şimdilik sakin ve huzurlu geçiyor. Balayı için kendimizi şehirden şehire vurmak yerine, evde kalıp yeni aile yaşantımıza adapte olmayı seçtik. Öyle ya! Kara'yla çok uzun bir zaman dilimini çeşitli şehirlerde kaçamaklar ve çocuklarıma anlatmak istemediğim (!) çılgınlıklar yaparak geçirdik. Ama hiç, bir evde, daha doğrusu evimizde oturup da evcilik moduna geçmemiştik. Agresif ve fevri yapıma ters olmakla beraber, bu yeni rolümü oldukça sevdim.

Dün akşam üzeri, mutfakta yeni tariflerle uğraşıyordum. (sufle maceramı hatırlayanlar beceriksizliğimi bilir) Aniden, Cinnamon'un kapı ağzında deli gibi havlamasıyla irkildim. Kara'nın sesi geliyordu, "oğlum sus, yavaş!"

- Sevgilim?
- Merhaba hayatım!
- Hoş geldin.

"Hoş bulduk, hoş bulduk" diyerek banyo kapısına doğru seyirtti. Ancak evden içeri adım attığından beri henüz yüzünü görememiştim, bir sebeple yüzünü benden gizliyor, banyoya girmek için acele ediyordu. Fırlayıp omuzlarından yakaladım ve kendime döndürdüm. Manzarayı görmemle çığlığı basmam bir oldu:

- Bu ne hal!!!???

Kocamın sol şakağının az üstü, büyücenek bir bandajla kapatılmıştı, dudağının kenarı ise hafifçe şişmişti.

- Dayak mı yedin? Nasıl yani?
- Sevgilim...
- Otur şuraya çabuk!

Elimdeki ahşap yemek kaşığı ve "CookStar" yazan önlüğümle ne kadar sert görünüyorsam artık...

- Anlat!
- Ya şimdi biz arkadaşlarla graffiti yapmaya çıktık.
- Eee?
- Eeesi, ben tam eserimi tamamlıyordum...
- Eser?
- Ya kaldırma kaşını da dinle işte... Spreyimin bittiğini farkettim. Tam eğilmiş çantamdan yeni sprey çıkaracaktım ki, öfkeli bir vatandaş arkamdan yetişip "Vay itoğlu it, kamu malına zarar ha, bunlar bizim vergilerimizle boyanıyor" diye elinde sopayla vurmaya başladı!
- Offf...
- İşte, o arada biraz hasar aldım.
- Nasıl bir hasardan bahsediyoruz?
- Adama yumruk attım, o arada benim dudak gitti, alnıma da dört dikiş atıldı mühim değil.
- E polis?
- Yahu ne polisi... Ordan esnaf yetişti ayırdı kavgayı polislik bir durum olmadı, iş o boyutlara gelmedi.
- Enkaza dönmüşsün!
- Sen bi' de karşı tarafı görecektin!
- Hep öyle derler zaten...