Kara'nın da yardımıyla dairem şahane oldu. Yatak odamıza yıldızlı fenerler astık, evin her yerini karanlıkta ateş böceği gibi duran minik minik ampullerle bezedik. İşin mum kısmı -yangın çıkaracaksın sevgilim, yakmasak olmaz mı?- Kara'yı biraz (!) endişelendirse de sonuçta her zamanki gibi benim dediğime gelindi ;)
Kara'nın kendi evinin kapısını kırmasının ardından -bkz. bir önceki blog- kendisi pılısını pırtısını toplayıp bir süre benim yanımda kalmaya karar verdi. İnadım inat! Ya o ev baştan aşağıya şartlanacak, kapısı bacası yapılacak, enkaz halinden kurtulacak, ya da benim evime temelli taşınılacak. Hem semt aynı semt, ne farkeder ki!?
Herkese mutlu noeller!








