2 Ocak 2011 Pazar

Düğüne 12 gün kala ne yapıyor bu kadınlar?

"Ne yapıyor bu kadın?" demeniz lazım aslında. Çünkü Buse hiçbirrrrrrrrrr şeye karışmıyor, tüm sorumluluk benim üzerimde. Çiçekleri ben seçtim. Tören mekanlarını ben seçtim. Gelinlikleri bile ben seçtim!
Bütün gün elimde telefon;

- Hayatım gül mü, gardenya mı yoksa orkide mi?
- Ay bilemedim ki?
- Hadi bak hızlı düşün ama, düğün organizatörünün yanındayım şimdi ona göre bütçe belirleyeceğiz.
- Amannn yemişim bütçeyi, para var huzur var. Al hepsinden al al!
- !!??

...

- Ne renk gelinlik giymeyi planlıyorsun?
- Siyah.
- Kafanı kırarım!
- Tamam tamam.. Gri ya da gümüşi birşey var mı?
- Var. Bak ama şimdi bir tane bel oyuğu taşlarla işli tüllü...
- Ya uzun uzun anlatacağına şunların fotoğrafını çekip yollasana bana?
- Kapat, arayacağım yarım saat sonra.

...

- İnceledin mi, hangisini beğendin?
- Ay bilemedim ki ikisi de güzel. İkisini de alsak?
- Buse kaç kere kıyafet değiştireceksin?
- Al ikisini de al al... Evde karar veririm.
- Emin misin bak?
- Eminim yahu eminim. Al sen.
- 38 beden ayırtıyorum.
- 38 mi!!!! 36'yım ben!!!
- Hayatım... O üç sene önceydi.
- 36'yım benn!!!!!
- Tamam 36'sın...

*Tezgahtara dön*

- İkisinin de 38 bedeninden lütfen. Düzeltme gerekirse getirebiliyoruz değil mi?

İşte günlerim aynen bu şekilde, telefon ucunda emir komuta zinciriyle geçiyor. Valla bu kadar uğraşıyorum, umarım düğün günü Buse "Ama bu çok kız işiiiii" diye dudak bükmez.

Bükecek olursa da cevabım hazır zaten!

Not: Postadan elinize cam şişeler geçerse ne oluyor demeyin. Bunlar bizim davetiyelerimiz!