
Bir süreliğine şarkı yazma işini Doğu'ya pasladım ve basınla konuşmayı ben devraldım.
Almaz olaydım!
Bu seferki hamileliğim inanılmaz derecede yorucu geçiyor. Gece rahat uyuyamıyorum. Uyuyamadığım için gözlerimin altı halka halka oluyor, her gittiğimiz şehirde her basın toplantısı öncesi bilmem kaç kat kapatıcıya fondötene filan bulanıyorum. Üstelik ağzımı açacak halim yokken, sürekli gülümsemek ve sorulan sorulara nazikçe cevap vermek zorundayım.
Tabii bu aralar asabiyetim üstümde, kibar olmakta ne kadar zorlandığımı tahmin etmek hiç de güç olmasa gerek.
"Yeni albüm ne zaman çıkacak, son klibinizde kendinizle sevişiyordunuz, bir sonraki klip için plan ne, ekibinizden ayrılan eski rodiniz sizinle ilgili kitap basıyormuş, iddialara ne yanıt vereceksiniz... Bebek ne zaman doğacak? Kız mı erkek mi? İsim kararlaştırdınız mı? Sizce kime benzeyecek?"
Ebeme benzeyecek! Elinin körü!
NOT: Acemi muhabir işte. Klipte kendiyle sevişen Buse'ydi, ben değil. Ha, ama illa benim projelerimi merak ediyorsanız, bir sonraki videomuzda kendimle karşılıklı patik örmeyi düşünüyorum. Sırf bu iş için dokuz numara şiş aldım.
NOT-2: Hokkaido'da yaşayan annemi aradım. Dokuzla patik örülmüyormuş... Üç numara lazımmış.
Neyse, dokuzla da battaniye öreriz.


