20 Aralık 2009 Pazar

De la Cinnet!

- İlhamm!! Geldiysen üç kere vur!!

Ama onun yerine Kara kafama dosyayla vurdu.

-Ahh! Acıdı!

Acımamıştı tabii ki, şımarmak hoşuma gidiyordu sadece. Eh, Kara da sabırsızlanmakta haklıydı, çünkü iki buçuk saattir debelenmemize rağmen hala davetiyeye yazacak tek bir satır bile bulamamıştık. Ben kafamı yataktan aşağı sarkıtmış, müstakbel asabi zevcim de sırtını komidine dayayıp ayaklarını uzatmıştı. Kafamızı çalıştırmak, zihnimizi açmak için her yolu denedik: Sigara, iki tek viski, camı açıp odayı iyice havalandırma, çağrışım oyunu oynama. Yok. Olmuyor. Çıldırmak işten bile değil!
Sonuç mu?

Kalemime güvenen Kara, bu ulvi görevi tamamen bana bıraktı. Ama ben yapacağımı bilirimmm... Düğünün bütün yeme içme ayarlamalarını sana yüklemezsem bana da Bikem demesinler sevgilim!