Üstelik 15 dakika içinde!
Gece, Kara'nın bana yazdığı eski mektupları karıştırıyordum. Satırların arasında, bir iç hesaplaşma metnine denk geldim:
Bikem'i sevmek...Hadi açıkla kendine bunu Kara, yapabilir misin? Eroin? Bağımlılık? Tutku? Kırmızı? Çoğalt, çoğalt! Canım çok çekiyor seni; her saat, dakika, saniye...
Aşkım depreşti, telefona sarıldım.
- Sevgilim?
- Solnuşka'm?
- Kara'yı sevmek...Hadi Bikem, tanımla bu tutkuyu kendine. Adrenalin? Bağımlılık? Korumacılık? Siyah? Her hareketine mıknatıs gibi çekiliyorum...
- Aha! Hayrola yahu?
- İlham sadece...
- Bi' yerlerden tanıdık geliyor sanki:)
- Değil mi?
- O zaman?
- Davetiye?
- Süper!
İşte, bize rahat uyku yüzü göstermeyen metin böyle ortaya çıktı. Ertesi gün de ilk işim gidip şablon seçip basım siparişi vermek oldu. Bunlar, baskıdan ilk örnekler:

PHOTO CREDIT: PAPERY AND CAKERY






