9 Ocak 2010 Cumartesi

Gelin'ler'in kankasından pek manidar bir hediye!!!

Yuu'nun düğün dernek işini jet hızıyla bitirme arzusunun depreşmesiyle birlikte hepimizde hummalı bir çalışma başladı. Kendimden biliyorum, organize edilmesi gereken o kadar çok şey var ki, bir de bunları 10 günlük bir zaman zarfına sığdırmak gerçekten meşakkatli iş.
Hepimiz bir koldan bir işe saldırdık, gelin hanım davetiyelere, bendeniz kıyafet işine, Paris dekorasyona, Hande tank kadar olmuş zarif gövdesiyle mekan arayışına,
Buse'nin kabileden yakın arkadaşı Zeynep'in kızı Ebru da nedime işine.

Buse mi? O da sakinleştiricilere!
Kızı elden gidiyor, ne yapsın!
Hal böyle iken Paris, yüzünde kocaman bir sırıtışla kapıdan içeriye giriverdi.
- Hatunlar! Size şahane birşey getirdim!
İki elinde birer fiyonklu paket, muzur muzur göz süzdü. Kanepeye her zamanki zarif hareketiyle yayıldı, somon rengi Chanel elbisesinin eteklerini düzeltti ve kurdeleleri çözdü:
- Ta tamm!!!

Kutuların içinden, belki de bize en lazımlı olan şey çıktı:
Wedding Day Survival Kit.
Türkçe meali:
Düğün gününü kazasız belasız atlatma seti.

Bir tane bana, bir tane de Yuu'ya.
İçerik mi?
Çengelli iğneler, yedek tel tokalar, saç spreyi, ağrı kesiciler,
nane şekeri,

tebeşir, dikiş seti, küçük bir makas, ıslak mendiller,
yara bandı, yapıştırıcı...


Aklına sağlık hatun!



Retro bir ritüel.. (Fetiş değilim, hayır)

Eski Türk filmlerinde vardır, kabarık saçlı, payet işlemeli gece elbiseli, otrişli şarkıcı gazinoda sahneye çıkar, ön sıralarda konuşlanan cebi kabarık iş adamlarından biri de illa önce en pahalı şampanyadan şişe şişe açtırır, sonra da sahnedeki dişinin ayakkabısından şampanya içer.
Bunun Hollywood versiyonu daha zarif tabii, bu sefer şarkıcı ayaksız mikrofon tutmakta ve muhtemelen bir piyanoya yaslanmış -üzerine uzanmış da olabilir- tatlı tatlı şakımaktadır.
Keza aynı şey, seksi
burlesque şovları sonrası için de geçerli.
Şampanya üreticisi Piper Heidsieck ve ayakkabı yapımcısı Christian Louboutin birleşip harika bir iş çıkartmışlar!
Eh... Müstakbel zevcimin bir ayakkabımdan şampanya yudumlamadığı kalmıştı, bari tamam olsun!
Düğün hediyesi olarak bu seti istiyorum!

Yetkili mercilere duyurulur. (Hişt, Buse, sana diyorum be!!!)


the essence of pleasure is spontaneity...


8 Ocak 2010 Cuma

Geri sayım

Son dört konserimiz kaldı. Sonrasında İstanbul'a huzurlu bir çekiliş, sevgilim, ailem, arkadaşlarım...Biraz dinlendikten sonraysa esas heyecan!
Üstelik bu sefer söz konusu olan sadece benim düğün hazırlıklarım değil!
Şafak ve Yuu'nun evlilik haberini az önce aldık!
Buse'nin gözler dolu dolu oldu haliyle.
Tantanalı birşeyler istemiyorlar, ancak herhalde bu uçuk çiftin dımdızlak evlenmelerine müsaade edecek değiliz. İlla ki gizli saklı birtakım organizyonlarımız olacaktır:)
Vay be!
Birileri bizden evvel davranıyor!


4 Ocak 2010 Pazartesi

Pure romance...As usual!




PHOTO CREDIT: SORRY, CAN'T REMEMBER :/